23 Ekim 2010 Cumartesi

Hacı Arif Bey Lokantası-Kavaklıdere-ANKARA

Hacı Arif Bey Lokantası’na gidişim tesadüfi değildi. Önce bir arkadaşım tavsiye etti, daha sonra bir de mekan ile ilgili kısa bir internet araştırması yaptım; yorumların büyük çoğunluğu olumluydu, sadece yemeklerin görsellikleriyle ilgili bir tane olumsuz eleştiri hatırlıyorum. Neyse gelelim kendi tecrübemize…
Mekan Kuğulu Park’ın hemen üst tarafında, eski Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in evinin tam karşısında bulunuyor. Hacı Arif Bey’in önüne geldiğimde, tabelasındaki 5 yıldız beni biraz kastı açıkçası. Öyle ki; kimi zaman içerideki ortamın aşırı resmi bir ortam olma ihtimali, yediğim yemekten tat almamama neden olabiliyor. Her ne kadar genel olarak hijyen sıkıntıları da olsa, salaş yerleri daha çok seviyorum. Neyse şimdi Hacı Arif Bey’e geri dönelim.
Kapıdan içeri girdiğimde tüm ön yargılarımdan kurtuldum. İçerisinin vermiş olduğu ilk izlenim, burasının zamanında lüks bir mekan olduğu fakat daha sonra modernize edilmediği yönünde oldu. Aslında bence böyle olduğu iyi de olmuş, kebap yemeye geldiğim yerin yerlerinin granit kaplı her yanı aynalarla dolu, masasında n tane farklı çatal bıçak olan bir yer olmasındansa bu şekilde olmasını tercih ederim. Merdivenlerden alt kata doğru indiğimde ilk gözüme çarpan, içinde su kaplumbağalarının olduğu süs havuzu oldu. Merdivenlerden inerek kapalı alanları geçtim ki burada da 2 adet büyük akvaryum vardı, kendimi kış bahçesinin içinde buldum. Bu kısım adeta botanik bahçesi, hatta masaların olmadığı ayrılmış bir kısım var ve burada sadece çiçekler duruyor. Masalar çok dip dibe değil ve tek kişi olmanıza rağmen 4 kişilik bir masa işgal etmenizden rahatsız olan hiç kimse yok (Bununla ilgili 2 gün önce çok anlamsız bir diyalog yaşadığım garsonun Hacı Arif Bey çalışanlarından öğrenmesi gereken çok şey var!). Fonda çalan enstrumental halk müziği şarkıları ise mekanla tam uyum göstermiş biçimde. Oturmuş olduğum bu kısmın tavanının yazın açılarak açık havada hizmet verdiğini ise daha sonra kendi internet sitelerindeki fotoğraflardan gördüm. Mekanın çok çeşitli bir müşteri profili var. Yan masada konuşan bir beyin konuşmalarından anlaşılan mesleği doktorluk, biraz ileriki masada mütevazi giyimli yaşlı bir çift, daha ileriki bir masada şık giyimli yaşlı beyler ki muhtemelen ya iş adamı ya da bürokratlar, tam önümdeki masada iki genç sevgili, tek başına gelenler de var (bkz.benJ)…

İçli Köfte
Gelelim yemeklerine… Öncelikle yadırgayabileceğiniz şey, standart kebapçılarda önden gelen ikramların burada olmaması olacak. Ben önden bir adet içli köfte aldım. İçli köftenin tadı gerçekten nefisti. Bulgur kısmı oldukça ince ve hafifti. İçinin tadı ise harikaydı. Temizlik konusunda önyargı oluşturmayacak yerlerde özellikle açık ayran istiyorum, Hacı Arif Bey’de de iyi ki böyle yapmışım. Garson ayranı masaya koyar koymaz alıp bir yudum içtim, deterjan döksen o kadar köpürür herhalde bir ayran. J Zaten içli köfte ne ara bitti anlamadım diyebilirim, o kadar lezzetliydi.

Cağırtlak Kebap
Derken cağırtlak kebabım geldi. Vedat Milor yemekleri elle falan yiyor ya, yadırgıyordum burada yemek yemeden önce. Şöyle bir etrafa baktım herkes yemeğine odaklanmış, hemen lavaşlardan birini dürüm yapıp yemeye koyuldum. J Ciğerin taze olduğu her halinden belli, ki böyle bir yerde aksi düşünülemez bile. Lavaşın kıvamı ise hafif hamurumsu, fakat pişmiş yani çiğ değil. Lavaş ne çok ince, ne de kalın ama dürüm yapmak için ideal. Çiğnerken ciğerin ağzında dağıldığını hissediyorsun. 

Cağırtlak Kebap
Neyse ciğeri de yedikten sonra tatlı almadım, yemeği fazla kaçırmamak adına. Garsonun çay alır mısınız sorusuna evet dememle, çayın ve yanına meyve tabağı ile bir tabak kabuklu badem gelmesi 30 sn sürmedi. Gerçekten tat ve kalite olarak gittiğim en iyi yerlerden biri Hacı Arif Bey Lokantası.


Servis olarak bakıldığında da mekan oldukça başarılı. Oturmamla servis açılması bir oldu, içli köfteyi bitirmemle servisim yenilendi, çayın gelmesi, kalkarken ceketimin tutulması, vs… Bu açıdan bakıldığında da mekan gerçekten lezzet konusunda olduğu kadar başarılı.

Kiremitte Tavuk Şiş
video

Aynı hafta içerisinde Hacı Arif Bey'e 2.kez gittim ve bu sefer kiremitte tavuk şiş denedim. Tabiki öncesinde yine bir tane içli köfte aldım. :) Açıkçası içli köftenin bulguru bir öncekine göre biraz daha kalındı, fakat tadı yine güzeldi. Arkasından kiremitte tavuk şişim geldi, hemde sosu fokur fokur kaynar vaziyette. Garsonun dediğine göre önce normal tavuk şiş gibi pişiriliyor fakat ocakta daha kısa süre tutuluyor, daha sonra fırının  koltuk altı diye tabir ettikleri ateşe direkt maruz kalmayan kısmında yavaş yavaş pişiriliyormuş. Normalde tavuk ne kadar tatlı olabilirki diyenleriniz olabilir, sonuçta etin tadı tavukta olmaz da diyebilirsiniz. Eğer bunun gibi önyargılarınız var ise, Hacı Arif Bey'de kiremitte tavuk şiş denemenizi tavsiye ederim.

Onun dışındaki herşeyin bir önceki gelişimle aynı olduğunu görmek çok hoşuma gitti. Özellikle bir-iki masa ileride oturan 3 kişi vardı ki, kendi kendime "Allah kimseyi sonradan görme yapmasın." dedim. Bahsetmiş olduğum kişilerin gurmemsi havalarda ukala tavırları nedeniyle ben kendilerini "sonradan gurme" olarak nitelendiriyorum. :) Onca  ukalalıklarına rağmen, garsonların sürekli alttan alarak her istediklerini yapması ise Hacı Arif Bey garsonlarına olan saygımı bir kez daha arttırdı.

Fiyatlara gelince; içli köfte 3,5 TL, cağırtlak kebap 12 TL, kiremitte tavuk şiş 14,5 TL, pideler 10-14 TL, özel kebapların fiyatı 18 TL ye kadar çıkıyor fakat bu maksimum fiyat, içecekler  3-5 TL arası.

Hacı Arif Bey Lokantası Kroki

Hacı Arif Bey Lokantası Web Sitesi: http://www.haciarifbey.com.tr/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder